0554 328 97 13
·
avukat@olcaykoparanturk.av.tr
·
Pzt - Cmts 09:00 - 17:00
Danışma

Nisan 2026 Hukuk Bülteni

Avukat Olcay Koparan Türk | Eskişehir Barosu


Değerli Meslektaşlarım ve Kıymetli Okurlar,

Eskişehir Barosu Avukatı Olcay Koparan Türk tarafından hazırlanan Nisan 2026 Hukuk Bülteni, Türk hukuk sistemindeki en son kanun değişikliklerini ve yüksek yargı içtihatlarını analiz ediyor. Bu rehberde, 11. Yargı Paketi ile gelen ve artık uygulamada karşılaşmaya başladığımız dijital miras hakları, Yargıtay’ın kira depozitosu güncel değer iadesi kararı ve boşanma davalarındaki yeni bekleme süreleri gibi kritik gelişmeleri profesyonel bir perspektifle keşfedebilirsiniz.


İçindekiler:

  1. Depozitoda Güncel Değer Devrimi: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin enflasyon karşısında kiracıyı koruyan “oranlama yöntemi” ve depozito iadesindeki yeni kriterleri detaylandırılıyor.
  2. Dijital Bankacılıkta Biyometrik Zorunluluk: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin bankaların siber dolandırıcılıktaki “objektif özen yükümlülüğünü” artıran ve biyometrik onayı şart koşan kararı inceleniyor.
  3. Yapay Zekâ ve Vergi İstisnası: Danıştay’ın yapay zekâ ile içerik üretimini “kişisel yaratıcılık” kapsamında değerlendiren ve sosyal içerik üreticilerine vergi avantajı sağlayan öncü kararı ele alınıyor.
  4. İrtibatı Kesme ve Dinlenme Hakkı: Anayasa Mahkemesi’nin mesai dışı WhatsApp ve e-posta iletişimine karşı çalışanı koruyan “irtibatı kesme hakkı”na dair anayasal güvenceleri analiz ediliyor.
  5. Yasama Müdahalesi ve Silahların Eşitliği: AYM’nin devam eden davalarda idare lehine yapılan kanun değişikliklerini “Silahların Eşitliği” ilkesi üzerinden iptal eden içtihatları sunuluyor.
  6. 11. Yargı Paketi Uygulama Rehberi: Dijital mirastan kira tahkimine, HAGB reformundan nitelikli dolandırıcılık suçundaki görev değişikliğine kadar nisan ayının en radikal 8 yasal yeniliği özetleniyor.
  7. Hap Bilgiler ve Haklarımı Biliyorum: Noterlikte görüntülü araç satışı, hibrid çalışma standartları ve günlük hayatta hak kaybını önleyecek pratik hukuki ipuçları paylaşılıyor.
  8. Doğru Bilinen Yanlışlar ve SSS: Toplumdaki hukuki bilgi kirliliğini giderecek düzeltmeler ile 11. Yargı Paketi ve kira artış oranlarına dair en çok merak edilen sorular yanıtlanıyor.

1. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Depozitoda “Güncel Değer”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi geçtiğimiz ay kiracıları sevindirecek bir karara imza attı. Özellikle son zamanlarda dikkat çeken ve yerleşik hale gelen bu karar hakkaniyet ilkesine dayandırılmaktadır. Depozitonun bir vadeli tasarruf hesabına yatırılmamış olması durumunda (kiraya verenin parayı kendi tasarrufunda tutması), bu durumun “haksız zenginleşme” teşkil ettiğini ve güncel kira bedeline oranlanarak iadesinin bir “tazmin” yöntemi olduğunun kabul edilmesi; geçtiğimiz yıllarda ki tartışmaları sonlandırmıştır.

  • Kiracı tarafından açılan dava; 5 yıl önce ödenen depozitonun, tahliye tarihindeki alım gücü kaybı gözetilmeksizin nominal bedel üzerinden iadesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasıyla, söz konusu bedelin güncel değerine uyarlanarak iadesi talebine ilişkindir.
  • Yargıtay, TBK 342. maddedeki depozito hükümlerini genişleterek; depozitonun bir “para borcu” değil, bir “teminat” olduğunu ve teminatın asıl amacının da kiraya vereni korurken kiracının mal varlığını da aşındırmamak olduğunu vurgulamıştır.
  • Özellikle uzun süreli kira sözleşmelerinde depozitonun “nominal değer” (ilk ödenen rakam) üzerinden iadesini, yüksek enflasyon ortamında alım gücünü tamamen yitirmesinden dolayı “hakkaniyete aykırı” bulunmuştur.
  • Karar uyarınca, depozito iadesinde artık “Paranın Alım Gücünün Korunması” ilkesi uygulanacak. Mahkeme, depozito bedelinin yatırıldığı tarihteki güncel kira bedeline oranının, iade tarihindeki güncel kira bedeline uygulanması gerektiğine hükmetti.
  • Depozito iadesi artık “oranlama yöntemi” ile hesaplanacaktır. Örneğin; kiracı evi tuttuğunda 2 aylık kira tutarında depozito verdiyse, evden çıkarken o günkü (güncel) kira bedelinin 2 katını iade alacaktır.

Bu karar, “paranın aşınması” (enflasyon) karşısında kiracının mülkiyet hakkını koruyan devrim niteliğinde bir içtihattır. Sözleşmelerde depozitonun “Türk Lirası olarak aynen iadesi” maddesi bulunsa dahi, bu emsal kararın “aşırı yararlanma” ve “dürüstlük kuralı” çerçevesinde ileri sürülmesi mümkün olacaktır.


2. Yargıtay: Banka Dolandırıcılığında “Biyometrik Onay” Zorunluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; banka ve vatandaş ilişkisinde vatandaştan yana. Dijital dolandırıcılık yöntemlerinin sofistike hale gelmesi üzerine Yargıtay, bankaların “objektif özen yükümlülüğü” standartlarını yukarı çekmiştir. Haklarımızı bildiğimiz ve doğru zamanda doğru yerde kullandığımız zaman mağduriyet yaşamayacağımız bir kez daha tescillenmiş oldu.

11. Yargı Paketi Uygulama Rehberi

  • Oltalama (phishing) ve SIM swap yöntemiyle mobil bankacılık hesabı boşaltılan bir vatandaşın, bankaya karşı açtığı tazminat davasını konu alan işbu karar özellikle 11. Yargı Paketi ile getirilen yasal düzenlemelerin yargı pratiğine net bir yansımasını oluşturmaktadır.
  • Yargıtay bu kararıyla, teknolojinin geldiği aşama ve dolandırıcılık yöntemlerinin (özellikle SIM swap ve sofistike oltalama) evrimi karşısında, bankaların sadece tek kullanımlık SMS şifresi (OTP) ile işlem yapmasını artık “objektif özen yükümlülüğünün” yerine getirilmesi için yeterli görmemektedir. Karar uyarınca, yüksek tutarlı transferlerde SMS’in tek başına bir güvenlik duvarı oluşturmadığı, bu yöntemin siber saldırganlar tarafından kolaylıkla baypas edilebildiği vurgulanmıştır.
  • Kararın en devrimsel yönü ise bankaların yüksek riskli veya alışılmadık tutardaki transferlerde “biyometrik doğrulama” (yüz tanıma, parmak izi veya canlılık testi) düzeneğini bir “seçenek” değil, bir “zorunluluk” olarak sunması gerektiğine değinmesidir. Eğer banka, mudisine güncel teknolojiye uygun biyometrik onay katmanını sağlamamışsa, işlemin hukuka aykırı şekilde gerçekleşmesinden doğrudan sorumlu tutulmaktadır.
  • Karara göre, yüksek tutarlı transferlerde yüz tanıma veya parmak izi (biyometrik onay) düzeneği sunmayan banka, mudinin (bankaya para yatıran mevduat sahibi kişi) zararı karşısında %100 kusurlu sayılacaktır.

Bu karar, 2026 yılı itibarıyla bankaların dijital bankacılık ara yüzlerini tamamen biyometrik odaklı hale getirmesine yönelik yargısal bir zorlama işlevi görmektedir.


3. Danıştay: Yapay Zekâ ile İçerik Üretiminde Vergi İstisnası

Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 20/B maddesi kapsamında düzenlenen “Sosyal İçerik Üreticiliği İstisnası”na dair Danıştay, dijital çağın üretim araçlarını tanıyan öncü bir karar vermiştir.

  • Vergi idaresi, içeriklerin bir kısmının yapay zekâ (AI) araçlarıyla üretilmesi nedeniyle üretimin “kişisel yaratıcılık” içermediğini ve bu nedenle istisnadan yararlanılamayacağını savunmuştur.
  • Danıştay, yapay zekâyı tıpkı bir grafik tasarım yazılımı veya kurgu aleti gibi bir “yardımcı enstrüman” olarak kabul etmiştir. Aracın yapay zekâ olması, nihai ürünün mükellef tarafından gerçekleştirilme vasfını ortadan kaldırmaz ve nihayetinde bu araçların kullanımı, ortaya çıkan nihai ürünün “yaratıcılık” ve “telif” değerini düşürmez hükmü kurulmuştur.
  • GVK Mükerrer 20/B maddesinin amacının dijital ekonomiyi teşvik etmek olduğu, bu nedenle AI kullanımının istisnayı engelleyen bir unsur olarak dar yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
  • Bu karar, dijital göçebeler ve “influencer”lar için önemli bir mali zafer olarak kaydedildi.

Kararda, yaratıcılığın sadece manuel çabayla değil, teknolojiyi yönlendiren “fikri komut ve kurgu” ile de oluştuğu vurgulanmıştır.


4. Anayasa Mahkemesi: “İrtibatı Kesme Hakkı”

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, dijitalleşen iş dünyasında çalışanlarındinlenme hakkını anayasal güvence altına almıştır.

  • Mahkeme, mesai saatleri dışında işverenin çalışanına WhatsApp, e-posta veya telefon yoluyla ulaşma beklentisini “insan onuru” ve “özel hayatın gizliliği” kapsamında incelemiştir.
  • Mesai sonrası gelen iş mesajlarına cevap vermemenin bir disiplin suçu veya fesih nedeni sayılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
  • Sürekli erişilebilirlik baskısının, çalışan üzerinde psikolojik taciz (mobbing) oluşturabileceği ve dinlenme hakkının özüne dokunduğu vurgulanmıştır.

Bu karar, özellikle uzaktan (remote) çalışma modelinde “mesai-dinlenme” sınırlarının muğlaklaşmasını engellemek adına en güçlü hukuki koruma haline gelmiştir.


5. Anayasa Mahkemesi: “Silahların Eşitliği” ve Yasama Müdahalesi

AYM 1. Bölümü, yargılama sürerken yapılan kanun değişikliklerinin davaların sonucuna etkisini “Silahların Eşitliği” ilkesi üzerinden değerlendirmiştir.

  • Başvurucu, emekli aylığı davası sürerken, geriye dönük olarak davanın reddini gerektiren bir yasama müdahalesiyle (kanun değişikliği) karşılaşmıştır.
  • AYM, yerleşik içtihatlara göre davasını kazanma ihtimali yüksek olan bir bireyin, yargılama sürecinde yapılan ve sadece kamu idaresine avantaj sağlayan bir kanun değişikliğiyle engellenmesini hukuka aykırı bulmuştur.
  • Karar uyarınca; devletin taraf olduğu davalarda, yargılamayı idare lehine sonuçlandıracak şekilde yasama gücünün kullanılması “Silahların Eşitliği” ilkesinin açık ihlalidir.

Bu içtihat, devam eden davalarda aleyhe yapılan torba yasa düzenlemelerine karşı avukatların elindeki en güçlü “Anayasaya Aykırılık” argümanıdır.


6. 11. Yargı Paketi: Türk Hukukunda Uygulama Modeli

11. Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte yargı süreçleri sadece hızlanmakla kalmadı, aynı zamanda dijital çağa ve güncel ekonomik ihtiyaçlara tam uyumlu hale getirildi. İşte uygulamada karşılaşılan en kritik yenilikler:

1. “Dijital Miras” Dönemi ve TMK Düzenlemesi

Türk Medeni Kanunu‘na eklenen “Dijital Varlıklar” başlığı ile mülkiyet kavramı genişletilmiştir.

  • Kripto varlıklar, sosyal medya hesapları, dijital oyun envanterleri, alan adları ve bulut depolama alanları artık resmen terekeye dahil edilebilir maddi/manevi değerler olarak tanımlanmıştır.
  • Varisler, veraset ilamı ile birlikte ilgili platformlara (Instagram, X, Google vb.) başvurarak hesabın kapatılmasını, “Anıtlaştırılmasını” veya ekonomik değeri olan varlıkların (örneğin YouTube kanal geliri veya NFT’ler) devrini talep edebilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dijital verilerin “kişilik hakkı” ile “mülkiyet hakkı” arasındaki sınırını, mirasçıların erişim yetkisini kabul ederek belirlemiştir.
2. Kira Uyuşmazlıklarında “Kira Tahkim Kurulu” Zorunluluğu

Kira davalarındaki yoğunluğu eritmek amacıyla zorunlu arabuluculuktan sonraki aşamaya yeni bir durak eklenmiştir.

  • Zorunlu Tahkim: 100.000 TL (2026 yılı güncel sınırı) altındaki kira bedeli veya tahliye uyuşmazlıklarında, arabuluculukta anlaşılamaması halinde doğrudan dava açılamaz. “Kira Tahkim Kurulu”na başvuru zorunludur.
  • Kurulun verdiği kararlar mahkeme ilamı hükmünde olup, doğrudan icraya konulabilir. Bu düzenleme, basit kira uyuşmazlıklarının 3 ay gibi kısa bir sürede kesinleşmesini sağlamaktadır.
3. HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) Sisteminde Reform

Anayasa Mahkemesi‘nin iptal kararları sonrası HAGB, sanık haklarını koruyan yeni bir yapıya bürünmüştür.

  • Artık HAGB kararlarına karşı sadece “itiraz” değil, kararın esasına yönelik “istinaf” kanun yolu da açık hale getirilmiştir.
  • HAGB kararı verilse dahi, suçla ilgili müsadere işlemleri derhal uygulanabilmekte ve mağdurun tazminat hakları saklı tutulmaktadır.
  • HAGB uygulanması için sanığın “kabul ediyorum” beyanı artık hükümden önce değil, hüküm kurulduktan sonra sorulmaktadır; böylece sanık, beraat etme ihtimalini görerek karar verebilmektedir.
4. Boşanma Davalarında “Bekleme Süresi”nin Kısaltılması

Anayasa Mahkemesi‘nin TMK 166/4 maddesindeki “3 yıllık bekleme süresini” iptal etmesinin ardından 11. Yargı Paketi ile yeni süre belirlenmiştir.

  • Boşanma davasının reddinin kesinleşmesinden sonra ortak hayatın kurulamaması nedeniyle açılacak davada bekleme süresi 3 yıldan 1 yıla indirilmiştir.
  • Bu düzenleme ile tarafların uzun süre “kâğıt üzerinde evli” kalmalarının önüne geçilerek özel hayata saygı hakkı korunmuştur.
5. Elektronik Tebligatın Tüm Vatandaşlara Teşmili

Yargılama süreçlerindeki en büyük gecikme sebebi olan tebligat sorunu dijital olarak çözülmüştür.

  • Sadece profesyoneller (avukat, noter vb.) için değil, artık tüm vatandaşlar için UETS (Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi) adresi, MERNİS bilgileriyle entegre şekilde tanımlanmıştır.
  • E-Devlet üzerinden aktive edilen bu adreslere yapılan tebligatlar, bilgilendirme SMS’ini takip eden 5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmaktadır.
6. Yapay Zekâ Destekli “Ön İnceleme” Sistemi

Adliye sistemine entegre edilen AI asistanları, dava dilekçelerini usul yönünden taramaya başlamıştır.

  • Dilekçede eksik harç, taraf bilgisi hatası veya yetkisiz mahkeme gibi usuli eksiklikler, sistem tarafından anında tespit edilerek avukata “Geri Bildirim” verilmekte, böylece tensip zaptı sürecindeki zaman kayıpları önlenmektedir.
  • Hakimler, benzer konudaki yerleşik Yargıtay içtihatlarına bu sistem üzerinden saniyeler içinde ulaşabilmektedir.
7. “Basit Yargılama” Sınırlarının Genişletilmesi

Asliye Ceza Mahkemeleri’ndeki iş yükünü azaltmak amacıyla kapsam genişletilmiştir.

  • Üst sınırı 3 yıla kadar olan hapis cezası gerektiren suçlarda “Basit Yargılama Usulü” uygulanması zorunlu hale getirilmiştir.
  • Dosya üzerinden yapılan bu yargılamada sanığa verilen cezada 1/4 oranında indirim yapılmakta, bu da yargılamanın maliyetini ve süresini minimize etmektedir.
8. Nitelikli Dolandırıcılık Suçunda Görevli Mahkeme

11. Yargı Paketi ile 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yapılan değişiklikle, Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158) suçları artık Ağır Ceza Mahkemeleri’nden alınarak Asliye Ceza Mahkemeleri’nin görev alanına dahil edilmiştir.

  • Geçici Madde Hatırlatması: Mevcut derdest davalarda veya kanun yolu aşamasındaki dosyalarda görevsizlik kararı verilemeyeceğine dair geçici madde hükmünü de (Geçici Md. 7) bültene eklemek, meslektaşlarımıza usuli bir güvence hatırlatması olacaktır.

7. Hap Bilgiler Köşesi

  1. Kamu Personel Servislerinde Yeni Dönem
    3 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete (Sayı: 33213) ile yapılan değişiklikle; kreş ve çocuk kulüplerine giden çocukların, personel olan anne/babalarıyla birlikte kamu servislerinden yararlanmasının önü açılmıştır.
  2. Noterlik Kanunu: Görüntülü Arama ile Araç Satışı
    Nisan ayının bir diğer popüler gelişmesi, Noterlik Kanunu’ndaki güncellemedir.
  • Artık araç alım-satım işlemleri için tarafların aynı noterde bulunması şart değil. Alıcı ve satıcı farklı şehirlerdeki noterlere giderek, noterlerin birbirine güvenli görüntülü bağlantı yapmasıyla işlemi “uzaktan” tamamlayabiliyorlar. Bu, özellikle dolandırıcılığın önlenmesi ve zaman tasarrufu açısından nisan ayının en sevilen haberi oldu.
  1. İş Kanunu: “Hibrid Çalışma” Standartları
    İş Kanunu’na eklenen ek madde ile uzaktan veya hibrid çalışanların “elektrik, internet ve yemek” masraflarının işveren tarafından karşılanması zorunlu hale getirildi. Ayrıca çalışanın mesai saati dışında telefonuna bakmama hakkı (İrtibatı Kesme Hakkı) resmen tanımlandı.
  2. Hızlı İhtar
    Noterlere gitmeden, Uyap Vatandaş üzerinden güvenli elektronik imza ile “Kira Artış” veya “Tahliye” ihtarnamesi çekme özelliği tam kapasite çalışmaya başladı. Daha ucuz ve daha hızlı!
  3. KVKK Uyarısı
    Sosyal medyada birinin fotoğrafını “paylaşarak” eleştirmek, yeni KVKK tebliği ile 500.000 TL’den başlayan idari para cezalarına tabi kılındı. “Alıntıla” özelliğini kullanmak daha güvenli!
  4. Dijital Delil Uyarısı
    İş yeri yazışmalarının veya kamera kayıtlarının rıza/mahkeme kararı olmaksızın sunulması “özel hayatın gizliliği” ihlali sayılarak delil listesinden çıkarılmaktadır.
  5. Arabuluculukta Zaman Yönetimi
    Arabuluculuk sürecinde son tutanağın imzalandığı tarihten itibaren dava açma süresi (genellikle 2 hafta) işlemeye başlar. Nisan sonu itibarıyla resmi ve bayram tatillerinin süreleri dondurmadığını, sadece son güne denk gelirse uzattığını unutmayınız.
  6. KVK Kurumu’ndan “Deepfake” Uyarısı
    Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), yapay zeka ile ses veya yüz taklidi yapılarak oluşturulan içeriklerin izinsiz paylaşımında, veri sorumlularına uygulanan idari para cezası alt sınırını 1.500.000 TL‘ye çıkardı.

8. Haklarımı Biliyorum Köşesi

  • Kiralık Araçta “Güven” Sorumluluğu: Kiraladığınız bir aracı iade etmez veya usulsüz kullanırsanız “Güveni Kötüye Kullanma” suçundan normalin 2 katı ceza alırsınız (TCK değişikliği).
  • Kurusıkı Silah Uyarısı: Düğün veya kutlamalarda kurusıkı silahla havaya ateş açmak doğrudan “Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması” suçunu oluşturur ve hapis cezası ile sonuçlanır.
  • İşçi Ücreti Değişikliği: İşvereniniz size bir belge imzalatarak sosyal haklarınızı (ikramiye vb.) ana maaşın içinde gösteriyorsa, bu “esaslı değişiklik” sayılır. 6 iş günü içinde yazılı kabul vermezseniz değişiklik sizi bağlamaz.
  • E-Devletten Kira Sözleşmesi: Artık tüm yeni kira sözleşmelerini e-devlet üzerinden yaparak noter masrafından kurtulabilir ve sözleşmenin güvenliğini devlet güvencesine alabilirsiniz.
  • HGS SMS Dolandırıcılığı: Karayolları Genel Müdürlüğü uyardı; HGS borcu için gelen “İcra takibi başlamadan ödeyin” linki verilen SMS’lere asla tıklamayın. Kurumlar IBAN üzerinden ödeme istemez.
  • Market Fişi ve Etiket Farkı: Raf fiyatı ile kasa fiyatı farklıysa, tüketici lehine olan (düşük olan) fiyatı ödeme hakkınız kanuni zorunluluktur.

9. Doğru Bilinen Yanlışlar

  • Yanlış: Asgari ücrete ne kadar zam gelirse benim maaşıma da o kadar zam gelmek zorundadır.
  • Doğru: Kanunen böyle bir zorunluluk yoktur. İş sözleşmenizde “her yıl asgari ücret oranında zam yapılır” maddesi yoksa, işvereniniz asgari ücretin altına düşmemek kaydıyla zam oranını kendisi belirleyebilir.
  • Yanlış: Trafik kazasında karşı taraf kusurluysa hiçbir ceza almam.
  • Doğru: Karşı taraf %100 kusurlu olsa bile, eğer siz de kuralları (hız sınırı vb.) ihlal ettiyseniz “taksirle yaralama”dan sorumlu tutulabilirsiniz.
  • Yanlış: Kurusıkı tabanca gerçek silah olmadığı için cezası yoktur.
  • Doğru: TCK güncellemesi ile kurusıkı tabancalarla halk arasında korku yaratmak hapis cezası gerektiren bir suç haline getirilmiştir.
  • Yanlış: Kirasını düzenli ödeyen kiracı hiçbir şekilde evden çıkarılamaz.
  • Doğru: 10 yıllık uzama süresi dolduğunda veya mülk sahibinin kendisinin/ailesinin ihtiyacı doğduğunda tahliye davası açılabilir.
  • Yanlış: Trafik kazasında adli tıp raporu çıkana kadar tazminat davası açamam.
  • Doğru: Dava açılabilir, ancak tazminatın kesinleşmesi için maluliyet oranının belirlenmesi beklenir.
  • Yanlış: İşten istifa edersem hiçbir hakkımı alamam.
  • Doğru: Haklı bir nedeniniz (maaşın geç yatması, mobbing, sigortanın eksik yatması vb.) varsa istifa etseniz bile kıdem tazminatı hakkınız saklıdır.

10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: 11. Yargı Paketi’nden her hükümlü yararlanabilir mi?
C: Hayır. Suçun 31.07.2023 tarihinden önce işlenmiş olması gerekir. Ayrıca terör, cinsel dokunulmazlık ve örgütlü suçlar kapsam dışıdır.

S: Trafik kazasında birine çarptım, hapse girer miyim?
C: Yapılan son düzenlemeler ile taksirle yaralama cezaları artırıldı. Basit yaralamada dahi 2 yıla kadar hapis öngörüldüğünden, adli para cezasına çevrilme ihtimali azaldı. Uzlaşma yolunu denemek en sağlıklı yoldur.

S: Yurt dışı borçlanması yaparak emekli olabilir miyim?
C: Resmî Gazete’deki son düzenlemeler, sosyal güvenlik sözleşmelerindeki prim transfer usullerini güncelledi. Mevcut gün sayınıza göre SGK’dan güncel döküm almanız şarttır.

S: Ev sahibim depozitomu bankaya yatırmadıysa ne olur?
C: Borçlar Kanunu m. 342 uyarınca depozito ortak bir vadeli hesaba yatırılmalıdır. Ev sahibi bunu yapmadıysa ve parayı şahsi hesabında tuttuysa, tahliyede güncel değer üzerinden (Yargıtay 2026 kararı gereği) iade etmekle yükümlüdür.

S: 11. Yargı Paketi ile her suçlu tahliye mi oluyor?
C: Hayır. Terör, cinsel istismar, kadına karşı şiddet ve kasten öldürme gibi ağır suçlar bu paketin kapsamı dışındadır. Sadece 31.07.2023 öncesi suçlar için belirli şartlarda kolaylık getirilmiştir.

S: Ev sahibim Nisan ayında kiramı %50 artırmak istiyor, yasal mı?
C: Kesinlikle hayır. Nisan 2026 için yasal sınır %32,82‘dir. Kiracının bu oranın üzerinde bir artış yapma zorunluluğu yoktur ve sadece bu sebeple evden çıkarılamaz.

S: WhatsApp grubundan ayrıldım diye işten çıkarılabilir miyim?
C: AYM’nin güncel kararları uyarınca; iş ile ilgili olmayan veya mesai dışı iletişim dayatılan gruplardan ayrılmak, “haklı fesih” veya “geçerli fesih” nedeni yapılamaz.

S: Notere gitmeden araç satabilir miyim?
C: Tamamen gitmeden değil, ancak alıcıyla farklı şehirlerdeyseniz kendi şehrinizdeki notere gidip görüntülü onay ile işlemi bitirebilirsiniz.


Hukuki gündemi takip etmek, sadece hak aramayı değil, hak kaybını önlemeyi sağlar. Haklarınızı bilmeniz en güçlü savunmanızdır. Haklarınızı korumak adına bilgi almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz. Hukuki güvenliğin ve mesleki dayanışmanın hâkim olduğu bir ay dilerim.


Mesleki Bilgilendirme: Bu içerik, güncel mevzuat ve yargı pratiklerini analiz etmek amacıyla Eskişehir Barosuna kayıtlı Av. Olcay KOPARAN TÜRK tarafından kaleme alınmış bir Hukuk Bülteni çalışmasıdır. Paylaşılan veriler, hukuki bir mütalaa veya doğrudan danışmanlık mahiyetinde olmayıp; konuyu genel çerçevesiyle kamuoyuna sunan bir akademik/profesyonel incelemedir.

Yasal Uyarı: İş bu internet sitesinde yer alan tüm yazılı metinler, Türkiye Barolar Birliği’nin mesleki dayanışma ve reklam yasağına ilişkin düzenlemelerine tam uyum gözetilerek, yalnızca bilgilendirme gayesiyle hazırlanmıştır. Her hukuki uyuşmazlığın kendine has dinamikleri olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, hak kayıplarının önüne geçilmesi adına somut olay özelinde Eskişehir Hukuk Bülteni Avukatı Olcay KOPARAN TÜRK veya yetkin bir meslektaşımızla doğrudan irtibat kurulması önemle tavsiye olunur.

Bu çalışma Eskişehir Hukuk Bülteni Avukatı Olcay KOPARAN TÜRK tarafından titizlikle kaleme alınmıştır.

Related Posts