Avukat Olcay Koparan Türk | Eskişehir
Değerli Meslektaşlarım ve Kıymetli Okurlar,
Mayıs 2026, Türk hukuk dünyasında hareketli bir döneme işaret etmektedir. Adalet Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı 12. Yargı Paketi’nin yasalaşma süreci, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun emsal nitelikteki kararları, IBAN mağdurlarına ilişkin yeni düzenlemeler ve iş hukukunda şekillenen güncel içtihatlar, bu ayın öne çıkan başlıklarını oluşturmaktadır.
Bu bültende hem mevzuat değişikliklerini hem de yüksek mahkeme kararlarını, uygulamadaki yansımalarıyla kaleme aldım. Amacım, güncel hukuki gelişmeleri sadece bir veri olarak sunmak değil, hak arama süreçlerinde stratejik bir rehber oluşturmaktır.
ÖZET PANEL TABLOSU
| Başlık | Gelişme | Kimi İlgilendiriyor? | Durum |
|---|---|---|---|
| 12. Yargı Paketi | 38 madde, 12 kanunda değişiklik | Tüm yurttaşlar | 🔄 Meclis sürecinde |
| İlk İhale Hissedarlara | Ortaklığın giderilmesinde köklü değişiklik | Mirasçılar, hissedarlar | 📋 Pakette yer alıyor |
| IBAN Mağdurları | TCK 158’de uzlaşma ve mahkeme değişikliği | ~50 bin kişi | 📋 Pakette düzenleniyor |
| Yan Gider Tahliyesi | HGK: Elektrik, su, aidat ödenmezse tahliye | Tüm kiracılar | ⚖️ İçtihat kesinleşti |
| SGK Çıkış Kodu | İşe iade kararıyla kod düzeltilebilir | İşçiler | ⚖️ Yeni Yargıtay içtihadı |
| Boşanmada Arabuluculuk | Dava sürelerinin kısaltılması | Boşanan taraflar | 📋 Pakette yer alıyor |
| Tasarrufun İptali | Alacağın gerçekliği ispatına yeni ilkeler | Alacaklılar | ⚖️ HGK kararı |
| Önalım Hakkı | Kabul beyanı ve fiili taksim ilkeleri | Paydaşlar | ⚖️ HGK kararı |
1. BİR REFORM HİKÂYESİ: 12. YARGI PAKETİ
Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı 12. Yargı Paketi, 38 madde ve 12 farklı kanunda değişiklik öngören kapsamlı bir reform teklifi olarak Meclis gündemine gelmiştir. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ifadesiyle “yargılama sürelerinin kısaltılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması” hedeflenmektedir. Zira Türkiye’de 12,5 milyon derdest dosya bulunmakta, ortalama dava süreleri yılları bulmaktadır.
Ortaklığın Giderilmesinde Devrim
Paketle birlikte izale-i şüyu davalarında köklü bir değişiklik getirilmektedir. Taşınmazın satışına karar verilmesi halinde:
İlk ihale yalnızca hissedarlara ve mirasçılara açık olacaktır.
Bu düzenleme, aile yadigarı taşınmazların düşük bedelle üçüncü kişilere kaptırılmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Mahkemenin belirlediği rayiç bedel üzerinden hissedarlar taşınmazı satın alabilecektir. Yıllardır süregelen “miras kalan evin yabancılara satılması” mağduriyeti böylece büyük ölçüde giderilecektir.
HMK Değişiklikleri ve Usul Ekonomisi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklikler, yargılamanın hızlandırılmasına odaklanmaktadır:
- HMK m.20 değişikliği: Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilen dosyalar doğrudan ilgili mahkemeye gönderilecek. Yargıtay’ın yalnızca bu gerekçeyle bozma kararı vermesi engellenecektir.
- HMK m.397 düzenlemesi: İhtiyati tedbir kararının, dosyanın gönderildiği mahkemede yeni bir karar verilene kadar geçerliliğini sürdürmesi öngörülmektedir.
- Atlamalı temyiz: Bir dosyanın hem istinaf hem Yargıtay aşamasından geçmesi yerine doğrudan Yargıtay’a gidebilmesi planlanmaktadır. Bu düzenleme yargılama süresini önemli ölçüde kısaltacaktır.
Boşanmada Arabuluculuk Geliyor
Adalet Bakanı Gürlek’in en dikkat çekici açıklamalarından biri, çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk uygulamasıdır. Sekiz-on yıl sürebilen bu davalarda arabuluculuk zorunlu veya seçimlik ilk adım haline gelecektir.
Bakan Gürlek:
- “Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. İnşallah 12. Yargı Paketi’nde çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanmasını getirmek istiyoruz” demiştir.
Genel Af Yok
Kamuoyunda en çok merak edilen konu olan “af” meselesinde net bir tablo vardır:
- Pakette genel af bulunmamaktadır.
Hem eski Bakan Yılmaz Tunç hem de yeni Bakan Akın Gürlek genel af olmayacağını kesin olarak açıklamıştır. Paket, belirli suç tiplerinde teknik infaz düzenlemeleri ve Covid-19 dönemine ilişkin eşitsizliği gidermeyi hedeflemektedir.
2. KİRA HUKUKUNDA DÖNÜM NOKTASI: YARGITAY’DAN EMSAL KARAR
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.07.2025 tarihli ve 2024/785 E., 2025/426 K. sayılı kararı, kira hukuku uygulamasında çığır açıcı niteliktedir.
- Olayın Perde Arkası:
Kiraya veren, kiracının kira bedeli ile birlikte sözleşmede kararlaştırılan yan giderleri (elektrik, su, ortak gider) ödememesi üzerine ilamsız icra takibi başlatmıştır. Kira sözleşmesinin 9.4.6. maddesinde “Elektrik ve su bedellerinin ödenmemesi durumu, kira bedellerinin ödenmemesindeki gibi ayrıca fesih ve tahliye nedenidir” hükmü yer almaktadır. Kiracı, yalnızca kira bedelini ödemiş, yan giderleri ödememiştir. Kiracı, ödeme emrine de itiraz etmemiştir.
- Hukuk Genel Kurulu’nun Gerekçesi:
Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, TBK m.315’te kira bedeli ile yan giderlerin ödenmemesinin aynı hukuki sonuca (fesih ve tahliye) bağlandığını vurgulamıştır. İİK m.269/1’in ödeme emriyle TBK m.315’teki ihtarın yapılabileceğini düzenlediğini belirten Kurul, yan giderlerin ödenmemesinin de temerrüt nedeniyle tahliyeye esas olduğuna hükmetmiştir.
- Kararın can alıcı cümlesi:
“TBK’nın 315. maddesi gereğince kiracı tarafından kira bedelini veya yan giderleri ifada temerrüde düşülmesi halinde karşılaşılacak olan hukuki sonuç aynıdır.”Kiracının ödeme emrine itiraz etmemesi nedeniyle yan gider borcu ve miktarı kesinleştiğinden, otuz günlük temerrüt süresi içinde yan gider borcu ödenmediği için temerrüt gerçekleşmiştir.
Bu karar, kira sözleşmelerinde yan giderlerin ödenmemesinin de temerrüt nedeniyle tahliyeye konu olabileceğini Hukuk Genel Kurulu düzeyinde içtihatlaştırmıştır.
| Durum | Kiracı İçin Sonuç |
|---|---|
| Sözleşmede açık hüküm var + İtiraz edilmemiş | ✅ Tahliye mümkün |
| Sözleşmede açık hüküm yok | ❌ Tahliye mümkün değil |
| Borç miktarı tartışmalı | ❌ İcra mahkemesinde çözülmez |
Kiracılar, kira bedeli yanında yan giderleri de zamanında ödemezlerse tahliye riskiyle karşı karşıya kalacaktır.
3. İŞ HUKUKUNDA YENİ İÇTİHATLAR
SGK İşten Çıkış Kodunun Düzeltilmesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 13.01.2026 tarihli ve 2025/9383 E., 2026/82 K. sayılı kararı, işten çıkış kodunun düzeltilmesi davalarında belirleyici bir ilke ortaya koymuştur.
Kararın özü şudur: İşe iade davasının kabul edilmesi halinde, işçi bu kararla SGK’ya başvurarak çıkış kodunu düzelttirebilir. Ayrı bir dava açmaya gerek yoktur. SGK’nın 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı Genelgesi de bu yöndedir.
Bir başka karar (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/15178 E., 2025/2608 K.) ise şu ilkeyi getirmiştir:
- İşe iade davasında feshin geçerli nedene dayandığının tespit edilmesi halinde, SGK’ya bildirilen çıkış kodunun (26) değil (04) olarak düzeltilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Bu karar, işe iade kararının kesin delil niteliğini teyit etmektedir.
İşe Başlatmama Halinde Fesih Tarihi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2025 tarihli ve 2025/8890 E., 2025/9628 K. sayılı kararı, işe iade kararına rağmen işe başlatılmayan işçinin durumunu düzenlemiştir:
- Fesih tarihi: İşe başvuru tarihine bir aylık yasal sürenin eklenmesiyle belirlenir.
- Ücret tespiti: Bu tarihteki ücret, emsal işçi ücretlerindeki artış oranına göre hesaplanır.
- Mahsup: Ödenen tazminatlar güncellenerek mahsup edilmelidir.
Yabancılık Unsuru ve Uygulanacak Hukuk
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 19.02.2025 tarihli ve 2024/14388 E., 2025/1752 K. sayılı kararı, yurt dışında çalışan işçilerin alacaklarına uygulanacak hukuk bakımından önemli ilkeler belirlemiştir:
- 5718 sayılı MÖHUK m.27 uyarınca, tarafların hukuk seçimi yapmaması halinde mutad işyeri hukuku uygulanır.
- Daha sıkı ilişkili hukuk istisnası dar yorumlanmalıdır.
- Yabancı para alacağı: TBK m.99 uyarınca fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmelidir.
- Kamu düzeni müdahalesi: İşçiye daha az koruma sağlanması tek başına yeterli sebep değildir.
4. İBAN MAĞDURLARINA NEFES OLDU
Adalet Bakanlığı verilerine göre, yaklaşık 300.000 banka hesabı dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmış ve 50.000’den fazla kişi hakkında yargılama süreci başlatılmıştır. Bilişim sistemiyle dolandırıcılık kapsamındaki kamu davası sayısı 291.379’a ulaşmıştır.
Mahkeme Değişikliği
Nitelikli dolandırıcılık davalarının (TCK m.158) ağır ceza mahkemesi yerine asliye ceza mahkemesinde görülmesi planlanmaktadır. Bu değişiklik, yargılamaların daha hızlı sonuçlanmasını sağlayacaktır.
- Kovuşturma aşamasına gelmiş mevcut dosyalar ağır ceza mahkemesinde kalmaya devam edecektir.
Uzlaşma Kapsamı
TCK m.158 kapsamında uzlaşma kurumunun getirilmesi değerlendirilmektedir. Bu düzenleme, özellikle farkında olmadan hesabını kullandıran gençler ve ekonomik kırılgan bireyler için önemli bir avantaj sağlayacaktır. Uzlaşma sağlanması halinde ceza verilmeyebilecek veya cezada indirim yapılabilecektir.
Yargıtay’ın Kast Araştırması İçtihadı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2024/7470 K. sayılı kararında, sanığın yalnızca tanıdığının isteğiyle IBAN bilgilerini paylaşmasının dolandırıcılık kastı için tek başına yeterli olmadığı vurgulanmıştır. Mahkeme her dosyada şu hususları ayrı ayrı değerlendirmektedir:
- Hesap sahibinin dolandırıcılık faaliyetinden haberdar olup olmadığı
- Menfaat elde edilip edilmediği
- Hesap sahibi ile asıl failler arasındaki ilişkinin niteliği
- Hesap üzerindeki hareketlerin sıklığı ve tutarı
“Hayatın olağan akışı”gerekçesi tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir; iştirak kastı somut delillerle ispatlanmalıdır.
5. TASARRUFUN İPTALİ DAVALARINDA GÜNCEL İLKELER
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.02.2025 tarihli ve 2023/1157 E., 2025/72 K. sayılı kararı, tasarrufun iptali davalarında alacağın gerçekliğinin ispatı bakımından önemli ilkeler içermektedir.
- Olay: Borçlu, kooperatif hissesini kızına devretmiştir. Alacaklı, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalı üçüncü kişi (kızı), alacağın muvazaalı olduğunu savunmuştur.
- Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Hukuk Genel Kurulu, tasarrufun iptali davasının ön koşullarından birinin alacağın gerçekliği olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda davacı, bonoya konu 200.000 TL’nin elden ödendiğini ispat için aynı tarihte bankadan 310.500 TL çektiğine dair dekont sunmuş; tanıklar da ödemeyi doğrulamıştır. Bu deliller karşısında alacağın muvazaalı olduğu iddiası ispatlanamamıştır.
Ayrıca, devir sonrası borçlunun taşınmazda oturmaya devam etmesi, üçüncü kişinin borçlunun kızı olması ve tahliye ihtarının dava açıldıktan sonra çekilmesi nedenleriyle İİK 280/1 kapsamında iptal koşulları oluşmuştur.
Yani nakit ödemeye ilişkin banka dekontu ve tanık beyanları yeterli olabilir. Devralanın hısımlık ilişkisi ve borçlunun taşınmazı kullanmaya devam etmesi iptal lehine güçlü emarelerdir.
6. ÖNALIM (ŞUF’A) HUKUKUNDA YENİ İLKELER
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.02.2025 tarihli ve 2023/218 E., 2025/30 K. sayılı kararı, önalım davalarında davalının kabul beyanının geçerlilik şartlarını belirlemiştir.
Kabul Beyanının Sınırları
Yargıtay, önalım bedelinin tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olduğunu; davalının kabul beyanının kayıtsız, şartsız ve açık olması gerektiğini vurgulamıştır.
- Bedelde muvazaa iddiasının bulunduğu durumlarda kabul beyanı şarta bağlı sayılacağından geçersizdir.
Fiili Taksim Savunması
Fiili taksim savunması davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır. Önalım davasına konu payın bulunduğu taşınmaz paydaşlarca fiilen taksim edilmişse, davacının önalım hakkını kullanması TMK m.2’deki dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacaktır.
Paydaşlar, taşınmazı fiilen bölüşüp belirli kısımları kullanıyorsa ve bu durum uzun süre devam etmişse, önalım hakkı kullanılamaz.
Mayıs 2026 itibarıyla Türk hukuk sisteminde üç ana eksende dönüşüm yaşanmaktadır:
- Mevzuat Ekseni: 12. Yargı Paketi’nin yaz aylarında yasalaşması beklenmektedir. Ortaklığın giderilmesinde ilk ihale sistemi, IBAN mağdurları için uzlaşma imkânı ve boşanma davalarında arabuluculuk en kritik başlıklardır.
- İçtihat Ekseni: Yargıtay’ın yan giderlerin ödenmemesi nedeniyle tahliyeye ilişkin kararı, kira hukukunda yeni bir dönem başlatmıştır. Kiracıların yalnızca kira bedelini değil, tüm yan giderleri de zamanında ödemesi gerektiği artık içtihatlarla sabittir.
- Uygulama Ekseni: SGK çıkış kodunun düzeltilmesinde işe iade kararının yeterli olduğu yönündeki içtihat, iş hukuku uygulamasında usul ekonomisi sağlayacaktır. Tasarrufun iptali davalarında banka dekontlarının ispat gücü Yargıtay tarafından teyit edilmiştir.
DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| İşe iade davası açtıysam çıkış kodunu da düzelttirmiş olurum. | İşe iade kararı kesinleşmeden kod düzeltilmez. Karar kesinleştikten sonra SGK’ya başvurmanız gerekir. |
| Kira bedelini ödediysem yan giderleri ödemesem de olur. | Yargıtay’a göre yan giderler de tahliye sebebidir. Sözleşmede hüküm varsa ve itiraz edilmemişse tahliye mümkündür. |
| IBAN’ımı tanıdığıma kullandırdım, bana bir şey olmaz. | Hesabınız dolandırıcılıkta kullanılırsa TCK m.158’den 3-10 yıl hapis cezası riskiniz vardır. “Bilmiyordum” savunması tek başına yeterli değildir. |
| Önalım hakkım var, mutlaka davayı kazanırım. | Fiili taksim varsa, hak düşürücü süre geçmişse veya kabul beyanı usulsüzse dava reddedilebilir. |
SSS
S1: 12. Yargı Paketi’nde genel af var mı?
C1: Kesinlikle yoktur. Paket genel af içermemekte, yalnızca belirli suç tiplerinde teknik infaz düzenlemeleri ve usuli reformlar getirmektedir.
S2: Yan giderleri ödemezsem tahliye edilebilir miyim?
C2: Evet. Yargıtay kararına göre, kira sözleşmesinde yan giderlerin ödenmemesinin tahliye nedeni olduğu kararlaştırılmışsa ve kiracı ödeme emrine itiraz etmemişse, yan giderlerin ödenmemesi temerrüt nedeniyle tahliyeye esas teşkil eder. Sadece kira bedelini ödemek yetmez.
S3: İşten çıkış kodumu nasıl düzeltebilirim?
C3: İşe iade davası kazanmışsanız, kesinleşmiş mahkeme kararınızla doğrudan SGK’ya başvurarak çıkış kodunuzun düzeltilmesini talep edebilirsiniz. Ayrı bir dava açmanıza gerek yoktur (SGK 2025/8 sayılı Genelge).
S4: IBAN’ımı farkında olmadan kullandırdım, ne yapmalıyım?
C4: Derhal bankaya bildirim yapın ve hesabınızı bloke ettirin. Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunun. WhatsApp yazışmaları, ATM kayıtları gibi tüm delilleri saklayın. Yargıtay içtihatları, dolandırıcılık kastı olmadığınızı ispatlayabilirseniz beraat etme imkânı tanımaktadır.
S5: Ortaklığın giderilmesi davasında ilk ihale sistemi ne getiriyor?
C5: Paket yasalaştığında, taşınmazın satışına karar verilmesi halinde ilk ihale yalnızca hissedarlara ve mirasçılara açık olacaktır. Mahkemenin belirlediği rayiç bedel üzerinden hissedarlar taşınmazı satın alabilecek, böylece aile yadigarı mallar düşük bedelle yabancılara gitmeyecektir.
S6: Tasarrufun iptali davasında alacağın gerçek olduğunu nasıl ispatlarım?
C6: Yargıtay’a göre, aynı tarihte bankadan çekilen paranın dekontu, tanık beyanları ve yazılı sözleşme yeterli delillerdir. Banka dekontu olmaksızın yalnızca tanık beyanı yeterli olmayabilir.
S7: Fiili taksim nedir ve önalım hakkımı nasıl etkiler?
C7: Fiili taksim, paydaşların taşınmazı aralarında sözlü olarak bölüşüp belirli kısımları kullanmasıdır. Fiili taksim varsa önalım hakkı kullanılamaz. Ancak fiili taksim olgusunun somut delillerle (keşif, tanık, bilirkişi) ispatlanması gerekir.
Bu bülten 09.06.2026 tarihi itibarıyla güncel bilgileri yansıtmaktadır. Gelişmeler yasama ve yargı sürecinde değişiklik gösterebilir. Hukuki işlemleriniz için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.
Mesleki Bilgilendirme: Bu içerik, güncel mevzuat ve yargı pratiklerini analiz etmek amacıyla Eskişehir Barosuna kayıtlı Av. Olcay KOPARAN TÜRK tarafından kaleme alınmış bir Hukuk Bülteni çalışmasıdır. Paylaşılan veriler, hukuki bir mütalaa veya doğrudan danışmanlık mahiyetinde olmayıp; konuyu genel çerçevesiyle kamuoyuna sunan bir akademik/profesyonel incelemedir.
Yasal Uyarı: İşbu internet sitesinde yer alan tüm yazılı metinler, Türkiye Barolar Birliği’nin mesleki dayanışma ve reklam yasağına ilişkin düzenlemelerine tam uyum gözetilerek, yalnızca bilgilendirme gayesiyle hazırlanmıştır. Her hukuki uyuşmazlığın kendine has dinamikleri olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, hak kayıplarının önüne geçilmesi adına somut olay özelinde Eskişehir Hukuk Bülteni Avukatı Olcay KOPARAN TÜRK veya yetkin bir meslektaşımızla doğrudan irtibat kurulması önemle tavsiye olunur.
Bu çalışma Eskişehir Hukuk Bülteni Avukatı Olcay KOPARAN TÜRK tarafından titizlikle kaleme alınmıştır.


